Our Daily Life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Our Daily Life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2014 Perşembe

Yaz

Yaz geldi çattı. Kah havuzda kah piknikte, kah parklarda zaman geçiriyoruz. 

Yanaklarımız kıpkırmızı olana dek yoruluyor (bknz. resimlere), gelip kana kana su içiyoruz. 

Ha bir de deli gibi kirleniyoruz. Koşup yuvarlanıyor, tırnaklarımızın içi kapkara olana dek toprakla ve kumla oynuyoruz. 

Yaz mevsimi güzel.. Buralar çok ama çok sıcak ama yine de yazın tadı ayrı. Evde daha az yemek pişiyor, bolca dondurma yeniyor. Gün geliyor, bir kap meyve öğün oluyor. 

Bahçede hortumdan gelen suyla dolan kap kacak hiç boşalmıyor. 

Evde çocuk olunca yaz bizde böyle geçiyor. Kışa göre biraz daha kolay sanki.. Hafif... Sevilesi.. 



11 Nisan 2014 Cuma

Ah bu Şarkılar :)

Bu sabah oyuncaklarını dizdik ve bağıra bağıra onlara "A, B, C, D, E, F, G..." şarkısını söyledik. 
Ardından da "Twinkle twinkle little star..."

Bu ara bizim evin konuşma baloncuklarında en çok bu iki şarkı var.. Hem de ağız dolusu :)



21 Eylül 2013 Cumartesi

Sonbahar / Autumn

Bir yazın daha sonuna geldik. Sonbahar kapımızı çaldı, biz farkında olmadan içeri bile girdi. 

Bulunduğumuz şehir sonbaharı en güzel yaşayan şehirlerden biri. O yüzden şimdiden heyecanlıyım. Ama dünyanın bu ucunda hala şort giyebiliyorken yaz aktivitelerinin son demlerini yaşama fikrine de yok diyemiyorum. Bu yazın bizim için vazgeçilmezi olan kapları su  doldurup boşaltma ve yerleri tebeşirle boyama etkinliklerini hala  yapabiliyoruz. Islanıyoruz, toprakla oynuyoruz, tebeşire bulanıyoruz. Takvim sonbaharı gösterse de biz yazı yaşamaya devam ediyoruz. 

One more summer is over. Fall knocked on our door, and even got inside before we know it. 

The city we live is one of the best places to live autumn. I'm already so excited for it. But still I can't say no to enjoying the last moments of the summer, knowing the fact that we can still wear shorts in that part of the world. We can still do our favorite summer activities such as filling the cups with water and painting with chalk in the backyard. We get wet, play with soil, and mess up our clothes with chalk. Even if the calendars indicate that it's fall already, we keep living the summer. 







5 Ağustos 2013 Pazartesi

Son Günlerde



Herşeyden anlamaya başlayan minik kuş, kitaplara bayılıyor, bebeğini çok seviyor ve onu "beybiiii" diyerek çağırıyor, günde 15-20 defa banyodaki tabureye çıkıp ellerini yıkıyor, arabadayken her dönemeçte "biiirrrr" diyor [2 ve 3 yok :))], sokakta ayakkabılarını çıkarıp ayakları kömür ocaklarında çalışmışçasına kapkara olana kadar koşturuyor, haftanın iki günü MyGym çocuk spor salonunda eğleniyor [kuduruyor mu desem acaba? oğlanlardan daha oğlansı bir hali oluyor orada :)))], kitapçıdaki storytime (hikaye zamanı)'nda çok eğlense de aktivitenin ortasında bir yere yetişiyormuş edasıyla firar ediyor... 

Canı istediği gibi yaşıyor yani... Hergün öğreniyor, hergün keşfediyor...

Günler böyle akıp giderken anne de arkada bu boncuğun hızına yetişmeye çalışıyor. Gülüyor, şaşırıyor, yaramazlıklara kızıyor... Sonra seviyor, öpüyor, kokluyor... 

~

Bu arada Ağustos da geldi hoşgeldi diyecektim ama şöyle bir baktım ayın 5'i olmuş bile.. 5 gün ne ara geçmiş farkında değilim, zaman konusunda o kadar şuursuzum, anlayın.. 

Iyi haftalar efendim... 

Ipek
 :)






1 Temmuz 2013 Pazartesi

Bebek Bakıcısı Demişken / Our First Babysitter Experience!

Melodi doğduğundan beri ben yada babası haricinde kimseyle pek kalmadı. Sadece 1-2 defa arkadaşlarımıza bıraktık ama onu saymıyorum çünkü onları yakından tanıyordu ve sorunsuz durdu onlarla. 2 yaşına yaklaşırken son zamanlarda artık yavaştan yabancı birileriyle kalmaya alıştırsak mı diye düşünür olmuştuk. Çünkü birkaç ay sonra haftada 2 gün olmak üzere kreşe başlayacak ve günde en az 7-8 saat bizden ayrı kalacak.

Eşimin iş yerinden arkadaşının 20 yaşındaki kızı bebek bakıcılığı yapıyormuş. Geçen haftasonu bizimkini bıraksak 2 saat bakabilir mi diye sorduk. Meğer kız o gün başka bir çocuğa bakacakmış. Ama annesi ben bakarım deyince tamam dedik. Farklı bir evde bir yabancıyla kalmaktan korkabileceğini düşündüğümüz için bakıcıyı bize çağırdık. Dışarı çıkmadan 1 saat önce bu hiç tanımadığımız bayan eve geldi. Çok sevecen bir bayan olduğu için Melodi ona hemen alıştı. Bizim yanımızda oynamaya başladılar. Bizim gitme saatimiz geldiğinde Melodi'ye gidiyoruz ama geleceğiz, sen bu teyzeyle oyna  dedik, anlamış gibi görünüyordu. Bir de çıkmadan bakıcı konusunda tecrübesiz ebeveynler olarak kadına bir sürü talimat verdik :) Televizyonun nasıl açılacağına kadar!! Kadın sanki kumandanın düğmesine basmayı bilmiyor!! Yeter hadi bir gidin artık demiştir eminim ama ne yapalım biz de bir garip olduk, doğrusu. Insan neyi söyleyip neyi söylemeyeceğini bilemiyor, heyecan yapıyormuş! Bizim evde yabancı bir kadın, çocuğumuza bakıyordu ne de olsa.. Bu düşünceye alışmak zaman aldı herhalde biraz. Hatta o kadar ki arabaya bindiğimizde ilk ışıklarda acaba geri dönsek mi diye düşündük! :)

Neyse sonunda geri dönmedik ve partiye gittik ama orada olduğumuz 1 saat içinde durmadan Melodi'yi düşündük. Acaba şimdi ne yapıyorlardır? Arkamızdan ağladı mı? Bıraktığımız meyveleri yemiş midir? diye merak edip durduk.   Işin ilginci bizim bıdık bizim onu düşündüğümüz kadar bizi düşünmemiş. ilk 10 dakika kadar kapıya gitmiş anne-baba demiş ama hiç ağlamamış. Bu hoşuma gitti! Yani bizi takmaması değil ama onu bundan sonra birileriyle bırakıp gidebilecek olmamın düşüncesi bile güzel. Belki yakında bir sinema, bir yemek özlemimizi gideririz, hı? :)

                                                                                 ~

Melodi had never stayed away from us since she was born. So, last weekend we decided that we should leave her with a babysitter and go out to a party for 2 hours. Because she will start going to the daycare in a couple months, so she better gets used to staying with strangers. 

The 20-year-old daughter of my husband's coworker was doing babysitting, so we called him to ask if she was available. Unfortunately, she was watching another child on that day, but her mom was kind enough to babysit Melodi. We asked her to come 1 hour in advance to make sure she gets used to her when we were home. Even though she was a total stranger for us and for Melodi, she started to play with her right away. We got lucky! When it was time for us to leave, I explained Melodi that we are leaving but we will come back, and in the meantime that lady was going to play with her. She seemed that she understood! Since we were very inexperienced about a babysitter, we gave lots of instructions to her. Even how to turn on the TV!! :) I'm sure she was thinking like ' OK, you better go now, I don't need more instructions' :) Seriously, it was hard to figure out for me what to tell and what not to tell the babysitter before leaving her at our home with our dear baby for the first time! 

Anyways, we left home, and in the first traffic lights, we thought about going back! Even though we didn't go back, we thought about her during the entire time we were out. Thankfully, she was OK with her and didn't even cry behind us. It was emotionally hard at first but I like the fact that she was fine with a babysitter! Now, we're feeling more ready to go to a dinner and a movie without her. Yay! :)




29 Haziran 2013 Cumartesi

Dışarda 15 Dakika / 15 Minutes Outside

Bu sene yaz Central California'ya yine gümbür gümbür geldi. Hava tahminine göre bu hafta 43 dereceyi göreceğiz. Evde klima iyi de, kapıdan dışarı adımımızı attığımız anda kavruluyoruz. Böyle bir havada 1.5 yaşında bir çocukla evde ne yapılabilir ki? Normalde hergün akşam yemeğinden sonra güneşin batmasına doğru parka gidiyoruz, ama o saate kadar koca bir gün var. Insan uzun yaz günlerinde kendini bol bol dışarı atmak istiyor! 

Sıcak günlerde havadan bihaber Melodi 'atta' diye kapıya gittiğinde çareyi onu bahçeye çıkarmakta buluyorum. Çeşmeyi açıp biraz serinliyor ve kovaları doldurup doldurup boşaltıyor. Öyle mutlu oluyor ki.. 

Melodi'ye hamileyken eşim bir kitap almıştı: 15 Minutes Outside. Yazarı Rebecca P. Cohen. Şimdi baktım ama Türkçe' ye çevirisi olup olmadığıyla ilgili internette bir bilgi bulamadım. Ama belki vardır. Şayet denk gelirse bir inceleyin derim. Bugünlerde bu kitaba bakıyorum sıkça. Ebeveynlere hergün çocuklarla 15 dakika da olsa dışarda birşeyler yapmayı tavsiye ediyor, ve 365 tane aktivite öneriyor. Aktivitelerin mevsimlere göre ayrılmış olması çok güzel. Mesela yaz mevsimi aktivitelerinden gözüme ilişenlerden bazıları: çocuklarla ip atlamak, ıslanmak, böcek avına çıkmak, beraber araba yıkamak.. Yazarın dediğine göre hergün sadece 15 dakika bile olsa çocukla dışarı çıkmak onun zihinsel, bedensel ve psikolojik gelişimi için çok faydalı. 

                                                                             ~


This week it's going to be above 100F here in Bakersfield, California. And each day it's getting harder to keep Melodi inside the house. Even in that hot weather she wants to go out. So, I take her to the backyard and let her play with the water. She has lots of fun playing with water. 

When I was pregnant for Melodi, my husband got a book called 15 Minutes Outside by Rebecca P. Cohen. It has 365 activities to do with kids everyday. To her, even only 15 minutes everyday is enough to spend with kids outside the house. I like that she has different activities for each season. These days I review it to see if there is anything that would fit us. I recommend you take a look at that book if you get a chance. It has some really cool activities. 

Bu arada yarın Melodi'yi ilk kez tanımadığı bir bebek bakıcısına bırakıp birkaç saatliğine arkadaşlarla yemek yemeğe çıkacağız. Bizim evde kalacaklar ama bizi arayıp soracak mı, yada ağlayacak mı çok merak ediyorum. Kreş günlerine yaklaştığımız için deneme yapalım dedik..  Lütfen şans dileyin :)

Iyi bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle...

                                                                                 ~

P.S. We will leave Melodi with a babysitter tomorrow for the first time. I really wonder if she will feel safe and stay calm. Or if she will cry and look for us.. Fingers crossed.. Hope she will be fine... 

Happy weekend! 



:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...