31 Ekim 2011 Pazartesi

Motifler Aşkına

Ne yapacagimi planlamadan toplayip eve getirdigim rengarenk yunler birlesip motif oldu ve koltugun uzerinde yerini aldi. Simdilik bir ise yaramiyor dar uzun ortu ama ne yalan soyleyeyim, ben gelip gectikce kendimle gurur duyuyorum en azindan tamamlayabildigim icin :) 


Herkese moral dolu ve renkli bir hafta diliyorum..



29 Ekim 2011 Cumartesi

Gulumseten Bir Post: Melodi Photography

Hem Melodi'miz hem de Melodi Photography'miz hizla buyuyor. Melodi artik dunyaya gelmeye hazir, Melodi Photography ise patlamaya hazir :P 


Bu kucuk sari sekerin adi Locke. Dun pumpkin patch'te bize muhtesem pozlar vererek bizi kendine hayran birakti.  Locke'nin fotograf albumune ve cektigimiz diger fotograflara Melodi Photography'nin Facebook sayfasindan bakabilirsiniz. Facebook sayfamizi "Begen" irseniz coook sevinirimmm, cunku takipci sayisinin yukselmesi is dunyasinda onemliymis (oyle diyorlar :)), daha yolun cok basindayiz ama ogrenecegiz insallah :)) Simdiden tesekkurler... Melodi Photography beni cok heyecanlandiriyor.  Cok ozel ve keyifli bir is olacak bizim icin, hissediyorum.. Cok az kaldi, resmen basliyor yakinda.. :)




18 Ekim 2011 Salı

Yaptım Oldu: Kapi Süsü

Son aylarda el islerine olan ilgim iyiden iyiye artti. Bizim bebisin herseyini kendi ellerimle hazirlamak istiyorum. Bu ara galiba biraz duygusala bagliyorum, biraz da icimdeki tasarim ve yaraticilik canavari ortaya cikti :) Minik minik el isleri projelerine el atmak keyif veriyor..





17 Ekim 2011 Pazartesi

Melodi Photography


Fotograf merakimizi bir adim oteye tasiyalim diye..
Cekilenler bilgisayarin dibinde kosesinde kalmasin diye..
Insanlarin yuzunde bir gulumseme olussun diye..
Guzellikler paylasilsin diye..

 5 hafta sonra dogacak kizimiza koyacagimiz ismi verdigimiz Fotograf Sitemizi ve Blogumuzu sunuyoruz begeninize..

Melodi Photography..

Siteleri falan bosverin deyip Facebook'tan takip etmek isterseniz tik tik..

13 Ekim 2011 Perşembe

Boyali Sokaklar

Bakersfield' da 1 seneden fazla zamandir yasadigimizi hatirlatan bir aktivite.. Gecen sene bu zamanlar yine boyamislardi bu sokagi, yapanlar yine hayran birakmisti kendine. Bakiniz burada paylasmistim hatta.. 








11 Ekim 2011 Salı

Bizim Balkabaklarimiz

Hasat mevsimi geldi, e Cadilar Bayrami da yaklasti. Sonbaharin en sirin yanlarindan biri de etrafta bulunan bolca turuncu balkabagi. Bu mevsimde bir pumpkin patch ziyareti yapmak adettendir. Dun arkadaslarimiz Elmas ve Omur'un cocuklari Berkay ve Buse'yi alip pumpkin patch'e gittik. Bu sene bizim balkabagimiz Berkay'dan ve ablasi Buse'den tatli yapip yesek nasil olur? :)

















10 Ekim 2011 Pazartesi

Paso Robles ( Ah Guzel California)

California' nin en sevdigim ozelliklerinden biri de herbir kosesinin gormeye ve yasamaya deger olmasi. California, kuzeyde saraplariyla unlu Napa Valley' den, kocaman huzur dolu gollerinden (Lake Tahoe ve Mammoth), gurul gurul akan selaleleri ve muhtesem dogasiyla unlu Yosemite National Park ve dunyanin en buyuk agaclarina sahip olan Sequoia National Park gibi  milli parklarindan tutun da daha guneyde eglence severlerin meshur ugrak yerleri Hollywood, Disneyland, Universal Studios, SeaWorld 'une kadar dolu, dopdolu bir eyalet.. Pasifik Okyanusu boyunca uzanan plajlari ve her biri ayri bir karaktere sahip sehirlerini saymiyorum bile.. San Francisco, Monterey Bay, Santa Barbara, Los Angeles, San Diego sadece birkaci..



Gecenlerde gecmis gunleri aniyoruz esimle.. Onur'u California'daki ofise gondermek istediklerinde 3 yildir yasadigimiz Oklahoma eyaletinden kopamayacagimiz icin neredeyse kabul etmeyecektik teklifi.. Ah ne buyuk hata olurmus gelmemek.. Orada da bir duzen kurmustuk, mutluyduk kucuk dunyamizda gerci ama ne kadar cok sey kacirirmisiz gelmeseydik.. Simdi buralarda her guzel bir yer kesfettigimizde, iyi ki diyoruz.. Iyi ki gelmisiz.. Eminim dunyada gorulecek cok fazla guzel yer var ama biz California'yi gordugumuz icin gercekten cok sansli hissediyoruz, cunku herseyiyle bize o kadar hitap ediyor ki, ilerde buradan ayrilmamiz gerekirse eminim cok ozleyecegiz buralari.



Gectigimiz cumartesi gunubirlik yaptigimiz saraphane turunda bir kez daha asik olduk buralara. Bu seferki gezi hedefimiz saraphaneleri ve uzum baglariyla unlu Paso Robles sehriydi. Yasadigimiz yere arabayla 2-2.5 saat  mesafedeki Paso Robles, California'nin ortalarinda kaliyor. Denize kiyisi olmasa da cok yakin. Yuzlerce donum uzum bagi, sayisiz sarapevi var. Dunyanin ve ulkenin dortbir yanindan sarap tatmak icin gelen insanlar ya kendi arabalariyla yada limuzin kiralayip Paso Robles turuna cikiyor.

Sevgili dostlarimiz Tulay abla va esi Erol Abiyle ciktigimiz saraphane turumuzda bizim planimiz ilk once Meridian Vineyards and Winery' e ugrayip orada sarap tatmak (ben degil tabi :) ve bahcesinde piknik yapmak, daha sonra da belli bir rotayi takip ederek diger saraphaneleri gezmekti.


Ogle saatlerinde Meridian' e vardigimizda yanimiza aldigimiz peynir, meyve, cerez vb. ile yapilan hafif piknik, hos sohbet, icilen 1-2 kadeh Zinfandel sarap (ve limonata :) ile kayiflenip bol fotograf cektikten sonra arabaya dolusup yollara dustuk..




Yol boyunca uzum baglarinin muntazamligini seyrede seyrede Justin Vineyards & Winery 'e vardik. Buradaki Sarap Tatma Salonunun dev kapisindan iceri girince kocaman kocaman sarap ficilari karsiladi bizi. Icerde rehber esliginde sarap mahzeni turlari yapilabiliyormus ama biz son tur saatini kacirdigimiz icin katilamadik. Orada da yapilan sarap tatma faslindan sonra Justin'in bahcesini kesfetmeye basladik. Tepedeki muthis malikaneye cikip hayran hayran asagida resmi gorulen eve baktik ve birkac fotograf cekildik. Saraphanenin sahibinin oldugunu tahmin ettigimiz ev gercekten cok gorkemli ve ayni zamanda sirindi.


Justin'den ayrilip birkac kucuk saraphaneye daha girip ciktiktan sonra ucuncu favori yerimize vardik: Calcareous Vineyards and Winery. Buranin da manzarasi bizi bizden aldi. Uzum baglarini ve tepeleri goren bahcesi insanin omrunu uzatacak cinstendi. Bir dahaki sefere piknik yapacak ve sarap tadacak yer olarak burayi aklimiza yazarak oradan ayrildik. Boylece Paso Robles turumuzu tamamlamis olduk. Sehir merkezinde bir kahve ictikten sonra evimize donduk.

8 aylik hamile halimle sorunsuz bir sekilde saraphane gezisi de yapmis oldum. Evden cikarken acil durumlara karsi hastane cantamizi yanimiza alsak mi diye dusunsek de, almamistik. Sanki 1.5 ay sonra dogum yapacak olan ben degilim.. Ama herhalde bu dogumdan once son geziydi diye tahmin ediyorum.. Simdiden sonra dizimi kirip evde otursam daha iyi olacak sanirim :)





3 Ekim 2011 Pazartesi

Odamiz Hazir..

Cok bebeksi yada cok pembe bir oda yapmak olmadi aklimda hic. Ferah, acik ve biraz da renkli olsun istedim. Simdi her kapinin onunden gecisimde ugruyorum odaya, soyle bir bakiyorum ve gulumsuyorum.. 
:)






2 Ekim 2011 Pazar

O kadar da kötü değil bi' kere..

32. haftamizi doldurduk.. Gunler, haftalar sanki isik hiziyla geciyor.. Ben gun icerisinde kendimi hala son derece iyi hissediyorum..

Hamile oldugumu ne zaman mi hatirliyorum?

- Evin merdivenlerini eskisi gibi hizli hizli cikarken son merdivene geldigimde nefes nefese kaldigimda..
- Son zamanlarda cekilen fotograflarima baktigimda karnimin balon gibi sistigini gordugumde..
- Uyurken kullandigim 3 adet yastiga baktigimda..
- Gerilen karnim kasindiginda..
- Uyurken sirt ustu yatmak isteyip de yatamadigimda..

8. ayimda durum bekledigim kadar kotu degil yani.. Cidden..



- Hala saatlerce alisveris merkezinde gezme potansiyelim var.. (daha yavas yuruyerek ama olsun) :)
- Hala rahatca araba kullanabiliyorum..
- Hala hamilelik oncesi kiyafetlerimden birkac tanesini giyebiliyorum..
- Hala gunluk yuruyusumu rahatca yapabiliyorum..
- Hala gunduz uykusuna yatma ihtiyaci hissetmiyorum (cok nadir zamanlar haric)
- Hala ayaklarim falan sismedi..
- Hala bel ve sirt agrisi cekmiyorum..
- Hala o kadar da fazla agirlasmadim..
...

Sahsen ben eskiden cok gozumde buyutuyormusum. Hamile olunca hayat duracak, ben 24 saat durmadan hamileligin verdigi sıkıntılarla bogusacakmisim gibi geliyordu. Hamilelikte zaman zaman zor anlar olsa da sonucta hastalik gibi birsey degil, tam tersine o kadar dogal bir surec ki zamanla bedenindeki degisikliklere ayak uydurmayi ogreniyorsun. Ve isin guzeli eski haline ne zaman donecegini biliyorsun. Sonunda elde edecegin guzellik icin azicik disini sıkmak hic ama hic zor gelmiyor..


Bu arada dersimizi calisiyoruz, hazirliklara devam: hastane cantamizi hazirladik, bebek odasi nerdeyse bitti, hastane kaydimizi yaptirdik, cocuk doktorumuzu sectik, dogum derslerine devam ediyoruz... Alinacak birkac sey kaldi, ondan sonra tamamen hazir olacagiz.. Sonra siz sag biz selamet hayirlisiyla alacagiz kucagimiza insallah minik kusu :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...