Beni Mutlu Etmenin Formulunu acikliyorum.. :))
28 Şubat 2011 Pazartesi
Sadece bir Sarki
Bir sarki nasil bu kadar tatli olabilir? Dinliyorum dinliyorum dinliyorum.. bikmiyorum ..
Herkes dinlesin istedim..
25 Şubat 2011 Cuma
Marmelatli Kurabiye
Yemege davet edildigimizde yanimizda goturmek icin tatli birseyler yapmayi cok seviyorum. Madem bizim evde boyle seyler yapilmamasi gerekiyor (dusuk karbonhidrat diyeti olayi), ben de haftasonu davetlerini bahane bilip yemek bloglarindan buldugum yeni yeni tatli tariflerini deniyorum. Ve iste bu da agizda dagilan marmelatli bademli kurabiye. Yapimi gayet kolay. Tarif icin bu bloga tik tik..
24 Şubat 2011 Perşembe
Neden Yoga Yapiyorum?
Bir suredir haftada 2-3 gun sabahlari 1 saat yoga dersi aliyorum ve fiziksel olarak faydalarini gormeye basladim. Kemiklerim daha az kitirdiyor, durusuma daha dikkat eder oldum ve vucudum esneklik kazaniyor, hissediyorum. Yoga, ruhsal acidan da gevsememi, aklimdaki karisik dusuncelerden siyrilmami sagliyor. Bir saat boyunca fondaki hafif ve huzur veren enstrumental muzikle sadece bedenime odaklaniyorum ve elimden geldigince asanalari (duruslari) gerceklestirmeye calisiyorum. Ders boyunca zaman zaman bagdas kurup gozlerimizi kapatiyoruz ve o sessizlikte sadece fondaki enstrumental muzigi dinliyoruz. Sanirim o zaman da ic huzura eriyorum. Cunku gercekten aklimda hic ama hicbirsey olmuyor o 15-20 saniye. Nerdeyim? Ne yapiyorum? Saat kac? Hepsi onemsizlesiyor. Sadece nefesimi ve muzigi hissediyorum. Alnim, yanaklarim, bedenim, avuclarim, ayaklarim hepsini serbest birakiyorum. Meger ne kadar sıkıyormusum kendimi diyorum.. O an o pozisyonda olmak iyi geliyor, gercekten iyi geliyor..
Fotograf: Spoiledyogi
Yoganin faydalari kisaca soyle ozetlenebilir:
Denge Saglamak..
Bedeninin Farkinda Varmak..
Ic Huzura Ulasmak..
Gerginlikten ve Stresten Kurtulmak..
Nefes Calismalariyla Gevsemek..
Konsantrasyon Gucunu Arttirmak..
Esnekligi arttirmak..
Yoga ile Hep Saglikli Kalmak Uzere,
Namaste..
Fotograf: Spoiledyogi
Yoganin faydalari kisaca soyle ozetlenebilir:
Denge Saglamak..
Bedeninin Farkinda Varmak..
Ic Huzura Ulasmak..
Gerginlikten ve Stresten Kurtulmak..
Nefes Calismalariyla Gevsemek..
Konsantrasyon Gucunu Arttirmak..
Esnekligi arttirmak..
Yoga ile Hep Saglikli Kalmak Uzere,
Namaste..
23 Şubat 2011 Çarşamba
Seyahat Etmek Istedigim Uc Yer
Sevgili Nesobaby beni mimlemis, ben de hemen cevap vereyim.
Diyor ki: "Seyahat etmek istediğin üç yeri sebepleriyle birlikte anlatırmısın?"
O kadar cok yer var ki seyahat etmek istedigim.. Ama madem uc tane demis onceliklerim soyle efendim:
1. Avustralya
Avustralya'nin zengin dogal ozellikleri, kangurulari, sempatik insanlari beni ceken seylerden bazilari.. Soyle Sydney Opera Salonu manzarali bir mekanda oturup Avustralya sarabimi yudumlarken kendimi hayal ediyorum da icim bir hos oluyor yahu.. :)
2. Japonya
Japon kulturunu de hep merak etmisimdir. Teknoloji devi bir ulkede hayat nasil ola ki? Insanlar neler yapar? Acayip acayip icatlarla dolu mudur hayat? Bir de geishalari merak ediyorum tabi. Kimonolu guzel Japon hatunlarini gormek gerek dimi? :)
3. Hawaii yada Grand Cayman Adalari yada Karayip Adalari
Hic farketmez soyle acik mavi bir deniz olsun, beyaz kumlar olsun, huzur olsun..Mis! Sevgilim duy sesimi! :))
Ben de konuyla ilgili mimi sevgili arkadasim Aysherose ve blog dunyasinda taptaze, neseli ve sempatik kisilik Jil 'a gonderiyorum. Sizlerin seyahat etmek istediginiz 3 yer neresi merak ediyorummm :)
Diyor ki: "Seyahat etmek istediğin üç yeri sebepleriyle birlikte anlatırmısın?"
O kadar cok yer var ki seyahat etmek istedigim.. Ama madem uc tane demis onceliklerim soyle efendim:
1. Avustralya
Avustralya'nin zengin dogal ozellikleri, kangurulari, sempatik insanlari beni ceken seylerden bazilari.. Soyle Sydney Opera Salonu manzarali bir mekanda oturup Avustralya sarabimi yudumlarken kendimi hayal ediyorum da icim bir hos oluyor yahu.. :)
2. Japonya
Japon kulturunu de hep merak etmisimdir. Teknoloji devi bir ulkede hayat nasil ola ki? Insanlar neler yapar? Acayip acayip icatlarla dolu mudur hayat? Bir de geishalari merak ediyorum tabi. Kimonolu guzel Japon hatunlarini gormek gerek dimi? :)
3. Hawaii yada Grand Cayman Adalari yada Karayip Adalari
Hic farketmez soyle acik mavi bir deniz olsun, beyaz kumlar olsun, huzur olsun..Mis! Sevgilim duy sesimi! :))
Ben de konuyla ilgili mimi sevgili arkadasim Aysherose ve blog dunyasinda taptaze, neseli ve sempatik kisilik Jil 'a gonderiyorum. Sizlerin seyahat etmek istediginiz 3 yer neresi merak ediyorummm :)
21 Şubat 2011 Pazartesi
Bin Muhtesem Gunes - Khaled Hosseini
Boyle uzucu hikayeler okumayayim diyorum kendi kendime ama yine de bile bile okuyorum ve sonra gunlerce etkisinden kurtulamiyorum. Mariam ve Laila adinda iki Afgan kadinin oykusu bu. Aci dolu hayatlar, ask, aile, hasret, SAVAS, kari-koca iliskileri bu kitabin icindeki anahtar kavramlardan bazilari. Yazar, Afganistan'da KADIN olmanin bedelinin ne kadar agir oldugunu ve yillar suren savas boyunca insanlarin neler yasadigini gozler onune seriyor. Gercek olaylardan esinlenilmis cok iyi bir kurgu. Ingilizcesini okumama ragmen inanilmaz akici ve basit bir dille yazildigi icin 3 gunde soluksuz okuyup bitirdim kitabi. Herkese kesinlikle tavsiye ederim. Okuyanlarin tavsiyesi uzerine Hosseini' nin bundan onceki kitabi olan Ucurtma Avcisi'ni da alip okumam farz oldu.. Hatta bir rivayete gore Ucurtma Avcisi daha da guzelmis, benden soylemesi..
18 Şubat 2011 Cuma
Einstein'in Tanrisi
Kitap Krista Tippet tarafindan bircok bilim adamiyla din ve bilim arasindaki bagla ilgili yapilan soylesilerin bir derlemesi. Konuyla ilgili fikirleri alinan kisilerden bazilari Freeman Dyson (Teorik Fizikci), Paul Davies (Teorik Fizikci, Kozmolojist), Mehmet Oz (Kardiyolog), ve James Moore (Charles Darwin'le ilgili bircok kitabin yazari). Cok ilginc noktalara deginilmis, ama kitap diyaloglardan olustugu icin inisli cikisli. Temel fikir din ve bilimin birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayici olmasi.
Buyuk bilim adami Albert Einstein'in da dedigi gibi;
"Science without religion is lame, religion without science is blind"
Yani.. Dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür..
Kitapta ozellikle Dr. Mehmet Oz ile yapilan soylesiyi ilgiyle okudum. Bir bilim insani olan Dr. Oz insan hayatinda fiziksel sagligin ve tedavinin yani sira ruhsal iyilesmenin ve kaliteli yasam icin ruhsal durumlarin da ne kadar onemli ve etkili olduguna deginiyor, kendi hastalarindan ornekler veriyor.
Cok akici olmasa da enteresan geldi kitap.. Turkce tercumesi var mi bilmiyorum ama varsa alip okunabilecek bir kitap..
Buyuk bilim adami Albert Einstein'in da dedigi gibi;
"Science without religion is lame, religion without science is blind"
Yani.. Dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür..
Kitapta ozellikle Dr. Mehmet Oz ile yapilan soylesiyi ilgiyle okudum. Bir bilim insani olan Dr. Oz insan hayatinda fiziksel sagligin ve tedavinin yani sira ruhsal iyilesmenin ve kaliteli yasam icin ruhsal durumlarin da ne kadar onemli ve etkili olduguna deginiyor, kendi hastalarindan ornekler veriyor.
Cok akici olmasa da enteresan geldi kitap.. Turkce tercumesi var mi bilmiyorum ama varsa alip okunabilecek bir kitap..
Yard Sale
Kullanilmis esyalari (kitap haric) alip evime getirmek hicbir zaman cazip bir fikir gibi gelmese de Yard Sale (Bahcede Yapilan Kullanilmis Esya Satisi) 'ler hep cok cekici gelmistir. Gidip ne var ne yok diye bakmayi severim. Merakli merakli bahceye dolusan insanlarla bir bit pazari havasi eser olay yerinde.. Gerci bit pazarina da hic gitmedim ya, herhalde boyle birsey olsa gerek :)
Kahverengi kitap Pinokyo! Ilk basimlarindan sanirim. Herhalde zamaninda bunu okuyan evin cocugu simdi buyukbaba falan olmustur :))
17 Şubat 2011 Perşembe
Amerikan Kulturunun Iyi ve Kotu Taraflari
Iyi Taraflari..
- Carsida, alisveriste, orda burda insanlar karsilastiginda birbirini tanimasalar bile goz temasi kuruldugunda birbirine gulumserler ve merhaba derler.
- Dukkanda iki metre uzaktan bile gecse "Excuse me (Afedersiniz)" derler, insanin ustune ustune yurumezler. Personal space (kisisel alan) diye bir sey vardir.
- Noel ve sukran gunu gibi ozel zamanlarda aile uyeleri kesinlikle bir araya gelir, eger uzaktalarsa birbirine kesinlikle kart atar.
- Cadilar bayraminda insanlar cicili bicili kaplar icinde seker, cikolata ve benzeri yiyecekler hazirlayip kapiya gelen cocuklari buyuk bir guleryuzle karsilarlar.
- Sevgililer gununde komsularina kalp seklinde browni ve kurabiye dagitanlar var.
- Herkes trafik kurallarina uyar, arabasini sakince kullanir ve hatta karsidakine gecis onceligi vermek icin birbiriyle yarisir.
- Kiliselerde, okullarda ve her turlu cemiyette bolca yardim ve bagis organizasyonlari duzenlerler.
- Sokaklara cop atmazlar, copleri genelde ayristirip geridonusume gonderirler.
- Dukkanlardaki kasiyerler ve diger calisanlar inanilmaz guleryuzludur. Dukkana girdiginiz andan itibaren defalarca yardimci olabilecegim birsey var mi diye sorarlar.
- Sehirlerde yesillige ve cevre planlamasina cok onem verirler. Cogu zaman kendinizi beton yigininin icinde gibi hissetmezsiniz.
- Hayvanseverdirler. Cogu ailenin evin icinde baktigi kopegi yada kedisi vardir. Kopeklerini yuruyuse cikardiklarinda kopek kaka yaparsa kakayi yerden alir cope atarlar. Hatta bazi sokaklarda icinde kopek kakasi icin poset bulunan kucuk kutular vardir.
- Spora buyuk onem verirler.
- Polisten korkarlar ve her turlu kurala ve yasaya uymak icin caba gosterirler. (Bu arada polisler cok karizmatiktir).
- Musteri daima haklidir. Bir urunu aldiginizdan itibaren 3 ay icerisinde geri iade etme hakkiniz vardir (kullanmis olsaniz bile). Neden diye bile sormazlar, sadece urunde bir hata var mi diye sorarlar. Varsa yoksa farketmez her turlu geri alirlar.
- Restoranda yemeginizle ilgili bir sorun olursa degistirirler ve eger onlardan kaynakli bir sorunsa yeni gelen yemekten para almazlar.
- Restoranda dogumgunu cocuguna/kizina yapilan bir jest her zaman vardir. (Bir grup garson tarafindan soylenen happy birthday sarkisi yada uzerinde mumla gelen kucuk bir dilim pasta/tatli).
- Cocuklar 18 yasina gelince bir birey olarak hayatta yer almak icin aileleri tarafindan tesvik edilirler. Is bulurlar ve isterlerse kendileri ayri eve cikabilirler.
Kotu Taraflarina gelince....
- Kiz cocuklarinda hamile kalma yasi 14-15'e kadar dusmustur. Ortaokulda okuyup hamile olan kizlar vardir.
- Uyusturucu kullananlar da coktur.
- Toplum icinde gegiren ve hatta gaz cikaran tipler gorebilirsiniz. "Excuse me" diyorsa sorun yoktur (!).
- Her yere arabayla gitmeye alismislardir. Evden cikip iki adim oteye gitmek icin bile arabaya binerler. Toplu tasima yok denecek kadar azdir.
- Bosanip tekrar evlenme cok yaygindir. Bazi insanlar camasir gibi es degistirir. Birilerinin gayri mesru cocuklari dogar. Bireysellik cok onemli oldugu icin herkes once kendini dusunur. Ama cogu zaman aileye verilen onem o kadar da az degildir. Cok geleneksel ve birbirine bagli aileler de cok vardir.
- Inanilmaz pisbogazdirlar. Marketlerde ve restoranlarda asiri yagli, asiri soslu ve asiri buyuk porsiyonlar gorebilirsiniz.
- Free (Bedava) birsey dagitan varsa ilgi cok yogundur. Free deyince herkesin gozu parlar (Onlarin o halini gormek cok komik gelir bana :) FREE!! LET'S CHECK IT OUT!! :))
Bazi insanlar bana kizabilir, cunku biliyorum Amerikan politikacilar diger ulkeler uzerinde hic de iyi izlenimler birakmiyor, sonuna kadar da katiliyorum bircok konuda Amerika karsitligina. Ama adamlarin medeniyet konusunda bazi seyleri astigini kabul etmek gerekir. Ulkemin butun guzel insanlarinin medeni bir ulke ziyaretinde bulunmasi ve bazi seylerden ders cikarmasi temennisiyle..
- Carsida, alisveriste, orda burda insanlar karsilastiginda birbirini tanimasalar bile goz temasi kuruldugunda birbirine gulumserler ve merhaba derler.
- Dukkanda iki metre uzaktan bile gecse "Excuse me (Afedersiniz)" derler, insanin ustune ustune yurumezler. Personal space (kisisel alan) diye bir sey vardir.
- Noel ve sukran gunu gibi ozel zamanlarda aile uyeleri kesinlikle bir araya gelir, eger uzaktalarsa birbirine kesinlikle kart atar.
- Cadilar bayraminda insanlar cicili bicili kaplar icinde seker, cikolata ve benzeri yiyecekler hazirlayip kapiya gelen cocuklari buyuk bir guleryuzle karsilarlar.
- Sevgililer gununde komsularina kalp seklinde browni ve kurabiye dagitanlar var.
- Herkes trafik kurallarina uyar, arabasini sakince kullanir ve hatta karsidakine gecis onceligi vermek icin birbiriyle yarisir.
- Kiliselerde, okullarda ve her turlu cemiyette bolca yardim ve bagis organizasyonlari duzenlerler.
- Sokaklara cop atmazlar, copleri genelde ayristirip geridonusume gonderirler.
- Dukkanlardaki kasiyerler ve diger calisanlar inanilmaz guleryuzludur. Dukkana girdiginiz andan itibaren defalarca yardimci olabilecegim birsey var mi diye sorarlar.
- Sehirlerde yesillige ve cevre planlamasina cok onem verirler. Cogu zaman kendinizi beton yigininin icinde gibi hissetmezsiniz.
- Hayvanseverdirler. Cogu ailenin evin icinde baktigi kopegi yada kedisi vardir. Kopeklerini yuruyuse cikardiklarinda kopek kaka yaparsa kakayi yerden alir cope atarlar. Hatta bazi sokaklarda icinde kopek kakasi icin poset bulunan kucuk kutular vardir.
- Spora buyuk onem verirler.
- Polisten korkarlar ve her turlu kurala ve yasaya uymak icin caba gosterirler. (Bu arada polisler cok karizmatiktir).
- Musteri daima haklidir. Bir urunu aldiginizdan itibaren 3 ay icerisinde geri iade etme hakkiniz vardir (kullanmis olsaniz bile). Neden diye bile sormazlar, sadece urunde bir hata var mi diye sorarlar. Varsa yoksa farketmez her turlu geri alirlar.
- Restoranda yemeginizle ilgili bir sorun olursa degistirirler ve eger onlardan kaynakli bir sorunsa yeni gelen yemekten para almazlar.
- Restoranda dogumgunu cocuguna/kizina yapilan bir jest her zaman vardir. (Bir grup garson tarafindan soylenen happy birthday sarkisi yada uzerinde mumla gelen kucuk bir dilim pasta/tatli).
- Cocuklar 18 yasina gelince bir birey olarak hayatta yer almak icin aileleri tarafindan tesvik edilirler. Is bulurlar ve isterlerse kendileri ayri eve cikabilirler.
Kotu Taraflarina gelince....
- Kiz cocuklarinda hamile kalma yasi 14-15'e kadar dusmustur. Ortaokulda okuyup hamile olan kizlar vardir.
- Uyusturucu kullananlar da coktur.
- Toplum icinde gegiren ve hatta gaz cikaran tipler gorebilirsiniz. "Excuse me" diyorsa sorun yoktur (!).
- Her yere arabayla gitmeye alismislardir. Evden cikip iki adim oteye gitmek icin bile arabaya binerler. Toplu tasima yok denecek kadar azdir.
- Bosanip tekrar evlenme cok yaygindir. Bazi insanlar camasir gibi es degistirir. Birilerinin gayri mesru cocuklari dogar. Bireysellik cok onemli oldugu icin herkes once kendini dusunur. Ama cogu zaman aileye verilen onem o kadar da az degildir. Cok geleneksel ve birbirine bagli aileler de cok vardir.
- Inanilmaz pisbogazdirlar. Marketlerde ve restoranlarda asiri yagli, asiri soslu ve asiri buyuk porsiyonlar gorebilirsiniz.
- Free (Bedava) birsey dagitan varsa ilgi cok yogundur. Free deyince herkesin gozu parlar (Onlarin o halini gormek cok komik gelir bana :) FREE!! LET'S CHECK IT OUT!! :))
Bazi insanlar bana kizabilir, cunku biliyorum Amerikan politikacilar diger ulkeler uzerinde hic de iyi izlenimler birakmiyor, sonuna kadar da katiliyorum bircok konuda Amerika karsitligina. Ama adamlarin medeniyet konusunda bazi seyleri astigini kabul etmek gerekir. Ulkemin butun guzel insanlarinin medeni bir ulke ziyaretinde bulunmasi ve bazi seylerden ders cikarmasi temennisiyle..
16 Şubat 2011 Çarşamba
Yeni Kitaplarimin Gecmisini Merak Ediyorum
Yoksa bu baslik "Eski" kitaplarimin gecmisini merak ediyorum mu olmaliydi? Bu kitaplarla yeni tanistim, sahiplerinden ayrilip kendilerini kutuphanenin 'ikinci el kitap satis gunu' nde bulmuslardi.. Ben de alip eve getirdim az once..
Acaba Mitchell okuyup bitirmis ve sevmismidir Huckleberry Finn'in Maceralarini? ...
15 Şubat 2011 Salı
Kaliforniya'da Danimarka'yi Yasamak
Cumartesi gununu Santa Barbara'da gecirip gece Ventura'da otelde kaldiktan sonra Pazar sabahi erkenden Solvang'e dogru yola koyulduk. Solvang Santa Barbara ve Los Angeles'in kuzeyinde denize kiyisi olmayan kucuk bir Danimarka sehri. Evet Kaliforniya'da bir Danimarka sehri. Sehir 1900lu yillarin baslarinda bolgeye goc eden Danimarkalilar tarafindan kurulmus. Meshur "Danish" tatlilari, avrupai mimarisi, ve birahaneleri ile geleneksel Danimarka stilini yerindeymis gibi gormek ve yasamak mumkun Solvang'de.
Solvag, kose baslarina ekilmis cesit cesit, renk renk cicekler sayesinde kucuk bir cennet gibi. Insan ne izlemeye doyabiliyor ne de fotograflamaya..
Solvag, kose baslarina ekilmis cesit cesit, renk renk cicekler sayesinde kucuk bir cennet gibi. Insan ne izlemeye doyabiliyor ne de fotograflamaya..
14 Şubat 2011 Pazartesi
Santa Barbara' da Gecen Ruya Gibi Bir Gun..
Dostlarla birlikte Santa Barbara' da (Kaliforniya) gecen mukemmel haftasonundan kalan tatli fotograflari paylasiyorum asagida. Santa Barbara sahilinin temiz ve berrak havasiyla ve Pasifik okyanusunun masmavi goruntusuyle yeniden dogduk adeta. Hala Subatin ortasinda olmamiza ragmen, oralara iyice yaz gelmis, insanlar gunesin, kumun, denizin, yemyesil cimlerin ve palmiyelerin tadini cikarmaya baslamislardi bile. Biz de denize karsi piknigimizi yaptik, sohbetimizi ettik ve etrafimizdaki guzelliklerin tadini cikardik.
Okyanus kenarina kurulmus olan University of California, Santa Barbara kampusunde yaptigimiz yuruyuste burada okuyan ogrencilerin ne kadar sansli oldugundan bahsedip, doktora icin buraya basvurmayi ciddi ciddi dusunduk. Iddia ediyorum okuyacak daha guzel bir universite olamaz. Kampus denize sifir oldugu icin ogrenciler her an heryerde mayo ve bikinileriyle dolasabiliyor, guneslenebiliyor, denizde sorf yapabiliyor ve sahil kenarinda ders calisabiliyorlar. Kampus kucuk bir cennet gibi yani kisaca. Durum boyle olunca tahmin ediyoruz ki okulu uzatmak da kacinilmaz oluyordur ;)
Ve asagidakiler de Santa Barbara' nin meshur State Street'inden birkac kare.. Her an civil civil, sevimli ve upuzun bir cadde..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















































